Dünya ‘konuşan’ köpekleri tartışıyor! Acıkınca ‘mama’ sıkılınca ‘oyun’ diyorlar… Komutla oyuncak getirmekten ne farkı var?

Sascha Crasnow, 2 yaşındaki beagle kırması köpeği Parker’ın kendisiyle konuşabildiğine inanıyor.

Pek çok hayvan sever, kedisinin ya da köpeğinin kendisiyle çeşitli yollarla iletişim kurduğuna emindir zaten ama bu örnekte durum biraz daha farklı. Crasnow, bir süre önce Parker için özel bir sistem kurdu. Sistem yere yayılmış bir zeminin üzerine yerleştirilmiş çeşitli butonlardan oluşuyor. Butonların her biri, tek kelimelik ses kayıtlarına bağlı.

Parker patisiyle butonlara basarak sistemin o kelimeleri söylemesini sağlıyor. Anlatmak istediği şeyle alakalı butonlara peş peşe basıp anlamlı kelime bütünlükleri oluşturuyor yani tamlamalar hatta cümleler kuruyor.

Parker’ın söylemeyi öğrendiği en son kelime “ambulans”. Crasnow’un aktardığına göre, evlerinin kapısına park etmiş bir ambulans gören Parker, “ciyaklayan” ve “araba” butonlarına arka arkaya basarak o aracın ne olduğunu ifade etti. Crasnow’un babasının ziyareti sırasında da eve gelen kişinin kim olduğunu merak eden Parker “ne” “kelime” ve “insan” butonlarına arka arkaya basarak “Bu kişinin adı ne?” sorusunu sordu.

Parker’ın sisteminde “Parker” ve “Sascha” diyen iki buton da var. Ancak Crasnow’un babasının ismini belirten bir buton yok. Crasnow Parker’ın o nedenle bu soruyu sorduğunu söyledi. Crasnow, Parker’ın gözlerinden hasta olduğu sırada günde iki kez ilacı verildikten sonra “göz” ve “yardım” kelimelerine bastığını da ifade etti.

Üstelik Parker bu şekilde iletişim kuran tek ev hayvanı değil. Son dönemde özellikle ABD’de söz konusu buton sistemini kullanıp “konuşmayı” öğrenen birçok köpek ve kedi gündem oldu.

KÖPEKLER BİZİM DUYMAK İSTEDİĞİMİZ ŞEYİ Mİ SÖYLÜYOR?

Sosyal medyada yayılan videolarda canı yanınca “ah” butonuna, istediği bir şey yapılmayınca “kızgın” butonuna basan, “ödül maması”, “yaş mama”, “dışarı” gibi kelimelerin butonlarına basarak derdini anlatan köpekleri görüp de heyecana kapılmamak elde değil.

Köpekleri butonlarla konuşturma furyası hızla yaygınlaşıyor. ABD’de seçenekler 30 dolarlık başlangıç kitlerinden 230 dolarlık pek çok butonu bir arada bulunduran sistemlere doğru genişliyor. Bu köpeklerin videoları da sosyal medyada ayrı bir kategoriye dönüşmüş durumda. Örneğin #dogbuttons etiketi TikTok’ta 100 milyondan fazla kez görüntülendi.

Ancak bu popülerlik tartışmaları da beraberinde getiriyor. Hayvan davranışı uzmanları köpeklerin gerçekten bir şey “söylemek” isteyip istemediğini sorguluyor. Butonlara basıldığında duyulan kelimelerin köpekler için anlamının farklı olabileceği belirtiliyor.

Pennsylvania Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi Çalışan Köpek Merkezi’nde doktora sonrası çalışmaları yürüten Amritha Mallikarjun, The Washington Post’a yaptığı açıklamada, “Köpeklerin bize anlatmak istedikleri şeyleri butonlar olmadan da anlayabiliyoruz zaten. Ama insanlara ait bir dil arayüzü kullandığımızda bu kelimelere verdiğimiz ortak anlamlara çok fazla değer yüklemeye başlıyoruz” dedi.

Mallikarjun, “Bir köpek ‘sevgi’ butonuna bastığında belki de ‘Ben buraya bastığımda insanlar beni okşuyor ve herkes adımı söylüyor’ diye düşünerek hareket ediyordur” diye konuştu.

Hunter Koleji bünyesindeki Düşünen Köpek Merkezi’nin direktörü Sarah-Elizabeth Byosiere ise “Bence köpekler bizimle bunca zaman hep ‘konuştular’ ama biz ‘dinlemiyorduk'” ifadelerini kullandı ve ekledi:

“İnternette gördüğüm kısa videolar, köpeklerin bir düğmeye basmakla bir sonuç arasında ilişkiler kurabilme becerisine sahip olduğunu gösteriyor. Ama bundan daha fazlasının yaşandığını söylemek zor.”

ARAŞTIRMALAR SÜRÜYOR, İLK SONUÇLAR DİKKAT ÇEKİCİ

Söz konusu köpek butonlarının fonksiyonelliğini inceleyen bazı araştırmaların yanı sıra, San Diego’da bulunan California Üniversitesi uzmanlarının halihazırda yürüttükleri büyük kapsamlı bir çalışma bulunuyor.

Federico Rossano ve ekibinin yürüttüğü bu araştırmada, butonların köpeklerin anlamlı bir biçimde iletişim kurmasında bir rol oynayıp oynamadığı sorusuna yanıt aranıyor.

Araştırma, butonları üreten FluentPet şirketi ortaklığında yürütülüyor. Rossano, FluentPet’in kendilerine veri sağladığını ama araştırmayı finanse etmediğini vurguladı ve ekledi: “Biz veri için para ödemiyoruz, onlar da bize veriyi analiz etmemiz için para ödemiyor. Benim laboratuvarım FluentPet’ten bağımsız davranışsal deneyler yapıp fazladan veri de topluyor.”

Araştırma kapsamında 47 ülkeden 10.000 ev hayvanının temel verileri değerlendirilecek. Bunun yanı sıra 10 kadar köpek de evlerine yerleştirilen kameralarla 7 gün 24 saat izleniyor. (Rossano, bu kameralı evlerin sayısının ileride birkaç 100’e çıkarılacağını belirtti.)

Şu an 1.600 köpeğin ve 400 kedinin verileri üzerinde çalıştıklarını ifade eden Rossano, “Ancak bu uzun soluklu bir çalışma. İleride farklı başlıklara odaklandığımızda sayıyı 10.000’e kadar çıkarabileceğiz” dedi. Örneğin hangi cinslerin butonlarla öğrenmeye daha açık olduğuna bakmak için daha büyük veri gerekiyor ama hayvanların yeni bir butonu/kavramı benimseme hızını ölçmek için 2.000 hayvanın verisi yeterli oluyor.

Bilim insanları bir sonraki aşamada hayvanları evlerinde ziyaret edip gözlemleyecek. Bu sayede “Butonlara rastgele mi basıyorlar yoksa gerçekten bir şey anlatmak mı istiyorlar?” sorusuna da cevap aranacak.

Araştırmaya dair ilk sonuçlar bu yıl sonlarında yayımlanacak gibi görünüyor ancak Rossano, The Washington Post’a, “Araştırmadaki köpekler arasında açık farklılıklar olsa da şu an elimizde katılımcıların bir kısmının butonlara rastgele basmadığı yönünde ikna edici deliller var. Eğer bu hareketlerin rastgele olmadığına dair elimde kanıt olmasa bu araştırmayı sürdürmezdim” dedi.

Petek şeklindeki bu parçaların sayısı hayvanın kelime haznesi geliştikçe artırılabiliyor.

KOMUTLA OYUNCAK GETİRMEKTEN FARKI NE?

Arizona State Üniversitesi bünyesindeki Köpek Bilim Laboratuvarı’nın kurucu direktörü Clive Wynne ise buton sistemi alan kişilerin köpeklerinin konuştuğuna ikna olmasının şaşırtıcı olmadığını söyledi.

“Köpeklerimizi seviyoruz ve yaptıkları şeyleri mümkün olan en zengin şekilde yorumlamaya eğilimliyiz” diyen Wynne, köpeklerin çok az bir kısmının butonları iletişim için kullandığına inandığını ve bunu “etkileyici” bulduğunu ama köpeklerin başka yollarla da kelime dağarcığı geliştirebildiğini belirtti.

Border collie cinsi bir dişi olan Chaser’dan da bahseden Wynne, “1.200 kadar kelimenin anlamını biliyordu ama iletişim için butonları kullanmıyordu. ‘Kavrayıcı’ bir kelime haznesi vardı. Bildiği kelimelerin çoğu oyuncaklarının adlarıydı. Komut verildiğinde istenen oyuncağı getirebiliyordu” dedi.

Parker’ın sahibi Crasnow ise köpeklerin butonları kullanarak verdikleri tepkilerin komutlara yanıt vermekten farklı olduğunu çünkü Parker’ın çoğu zaman iletişimi başlatan taraf olduğunu belirtti.

Kendi köpeğine çocuklara konuşma öğretmek için kullanılan metotlarla “konuşmayı” öğreten konuşma ve dil patoloğu Christina Hunger, “Köpeklerin iletişim kurmak için kelimeleri kullanmaları paradigmayı değiştirecek bir kavram” dedi.

Stella’nın çeşitli kelimeleri bir araya getirerek cümleler kurduğunu da ifade eden Hunter, “Örneğin dışarı çıkmakta geç kaldığımızda ‘kızgın’, ‘bak’, ‘iste’, ‘oyun’, ‘dışarı’ butonlarına basarak kendini bana hatırlatıyor” diye konuştu.

Özel eğitim yöneticisi Joelle Andres de terrier cinsi köpeği Bastian’ın butonları kullanmayı çok kısa sürede öğrendiğini ve ilk ifadelerinin “ödül maması”, “dışarı”, “yürü” kelimeleri olduğunu ifade etti.

Andres, “‘Dışarı’ butonuna basınca hemen kapıya koşuyor. ‘Ödül maması’ butonuna bastığında mutfağa mamaların durduğu yere gidiyor. ‘Yürü’ye bastığında da alt katta tasmasını tuttuğumuz dolabın önüne gidiyor” dedi.

@fluentpet Wait for it… #dogbuttons #dogbuzzer #dogbuzzers #dogbuzzerswithwords #fluentpet #talkingdog #dogsfyp #dogsoftiktok #fyp @whataboutbunny ♬ original sound – FluentPet

BUTONLAR OLMADAN ANLATAMADIKLARINI İFADE EDEBİLİYORLAR MI?

Ancak ikna olmayan uzmanlar halen çoğunlukta.

Barnard Koleji’nde bulunan Köpek Biliş Laboratuvarı’nı yöneten Alexandra Horowitz, köpeklerin isteklerini insanlara zaten çeşitli yollarla anlattıklarını belirtti ve “Dışarı çıkmak istediklerinde kapı önünde havlıyorlar, oyun istediklerinde toplarını yuvarlıyorlar” dedi.

Köpeklerin butonları kullanmayı öğrenmesi fikrine karşı olmayan Horowitz, “Ama bu iletişimin daha ileri bir aşamaya taşınması anlamına gelmek zorunda değil. Diğer yandan butonlarla iletişime odaklandığımızda köpeklerin zaten kurdukları karmaşık iletişimi gözden kaçırma ihtimalimiz de var” dedi.

Horowitz şöyle devam etti: “Eğer bu araç köpeklere butonlar olmadan söyleyemedikleri bir şeyi söyletebilme fonksiyonuna sahip olursa o zaman etkilenirim. Ama köpeklerin halihazırda ifade edemedikleri şeyleri söylemek gibi bir çabaları olup olmadığı belli değil.”

Pennsylvania Üniversitesi Çalışan köpek Merkezi araştırmacılarından Clara Wilson da aynı fikirde olduğunu belirtti ve “Köpekler çeşitli nesneler ve eylemlerle eşleştirilmiş sembolleri ve butonları isabetli bir biçimde kullanabilirler. Ama bu, dili insanların kullandığı şekilde kullanma becerisinden çok farklı bir şey” ifadelerini kullandı.

Wilson, köpekler özellikle diğer köpeklerle iletişimde vücut dilini kullandıklarından insanların da köpeklerin vücut dilini okumayı öğrenmesi gerektiğini belirtti.

Sözün kısası uzmanlara göre öğrenecek daha çok şeyimiz var ama butonlar hem insanlar hem de hayvanları için zenginleştirici ve eğlenceli bir araç olabilir.

Hunter Koleji’nden Byosiere de “Bilim bize ne derse desin, butonlar insanlarla köpekleri arasındaki etkileşimi ve iletişimi güçlendiriyorsa eğer, bence harika bir şey bu” sözleriyle bu noktaya dikkat çekti ve ekledi: “Yani basın butonlara gitsin…”

The Washington Post’un “Can dogs talk by pressing buttons? What science says about the debate.” başlıklı haberinden derlenmiştir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir